Yeni TTK'da, Ticari hükümlerle
yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları
1. GİRİŞ
Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenleyen Türk Ticaret Kanununun 1530. Maddesi, her ne kadar tüm ticari işletmeler için düzenlemeler içeriyorsa da, en büyük etkiyi KOBİ’ler üzerinde yaratacağı açıktır. Bu etki sayesinde, KOBİ’lerin de faaliyette bulunabileceği bir ekonomik ortam yaratılarak KOBİ’lerin Rekabet edebilirliği artırılacaktır.
Bilindiği üzere, 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu, bazı
istisnalar haricinde 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yeni
Kanunumuz Ticaret Hayatımıza önemli yenilikler getirmektedir. Bu
yeniliklerden bir tanesi olan “Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet
tedarikinde geç ödemenin sonuçları” yazımızın konusunu
oluşturmaktadır.
2. GENEL KAVRAM VE AÇIKLAMALAR
2.1.Ticari İşletmeler, Ticari işlemler ve Ticari Hükümler
Ticari
işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde olan ve gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin
devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmelerdir.
Ticari işlemler, yeni kanunumuzun 3.
Maddesinde, “ bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller
ticari işlemdir.” denmektedir. Yine aynı kanunun 2. Maddesinde “ticari işlerle ilgili kanunda ticari bir hüküm bulunmayan hallerde,
ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel
hükümlere göre karar verilir.” denmek
suretiyle ticari işlerin tanımı ve çerçevesi belirlenerek ticari örf ve adetin
de ticaret hukukunun ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmiştir.
Ticari hüküm, bir ticari işletmeyi
ilgilendiren işlem ve fiilere ilişkin kanunlarda yazılı bulunan hükümlerdir. Ticari
hükümlerle ilgili olarak da yeni kanunumuz, 4721 sayılı Türk Medenî
Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır. Bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve
fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hüküm sayılır.
2.2
Kobilerin Tanımı ve Sınıflandırılması
Bilindiği üzere KOBİ, Küçük ve Orta Büyüklükteki
işletme anlamına gelmektedir. 2005 yılında “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve
Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğe göre Kobiler üçlü bir sınıflandırmaya
tabi tutulmuşlardır. Buna göre;
a) Mikro işletme: On kişiden
az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali
bilançosu bir milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan çok küçük ölçekli işletmeler,
b) Küçük işletme: Elli
kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali
bilançosu beş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan işletmeler,
c) Orta büyüklükteki
işletme: İkiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış
hasılatı ya da mali bilançosu yirmibeş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan
işletmeler.
Şeklinde tanımlanmıştır.
2.3.Ticari hükümlerle yasaklanmış
işlemler
Yeni kanunumuzun 1530.
Maddesinde kanunlarda “Türk Ticaret
Kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ticari hükümlerle yasaklanmış
işlemler ve şartlar batıldır(hükümsüzdür)” denmektedir. Yine aynı maddede, “Sözleşme
uyarınca yerine getirilmesi gereken edimler için kanunun veya yetkili
makamların koymuş olduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler en yüksek sınır
üzerinden yapılmış sayılır; sınırı aşan edimler hata ile yerine getirilmiş
olmasa bile, geri alınır.” denmek suretiyle ticari hükümlerle yasaklanmış
işlemlerin genel çerçevesi belirlenmiştir.
Buna göre, ticari
sözleşmelerde yazılı bulunan unsurlar
ticari hükümlere aykırıysa sözleşme geçersiz olacaktır. Diğer tarafdan sözleşmede
belirtilen sınır kanunda belirtilen en yüksek sınırı aşıyorsa kanundaki en
yüksek sınır dikkate alınacaktır. Aslında önceki kanunumuzun
1466. Maddesinde de buna benze bir hüküm vardı. Bu açıdan eski kanunumuzun
1466. Maddesi yeni kanunumuzda da korunmuştur.
2.4.Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemenin Sonuçları
Birçok büyük ve güçlü
ticari işletme geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullanmaktadır. Bu ise;
mal ve hizmet verenleri çok güç durumda bırakmakta, Finansal durumlarını
sarsmakta, hatta iflasa bile
sürükleyebilmektedir. Geç ödemenin sonuçları, Yeni TTK da, Devlet ödemeleri
hariç tutularak tekrar düzenlenmiştir. Bu konuda AB nin 2011 yılı yönergeleri
de dikkate alınmıştır.
Düzenlemenin amacı;
üreticileri, KOBİ ‘leri ve fatura ya da eşdeğer ödeme talepleri karşılığı
hizmet veren ticari işletmeler ile kişileri , konumları güçlü olan ticari
işletmeler karşısında korumaktır.(130
soruda TTK, İstanbul SMMM Odası)
Yeni TTK’nın, 1530.
Maddesi yukarıdaki amaca uygun olarak hazırlanmış ve bazı istisnalar hariç
olmak üzere işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde belirli ödeme
süreleri öngörmüştür. Buna göre, Taraflar arasında sözleşme yapılmamışsa veya yapılan Sözleşmelerde ödeme günü veya
süresi belirtilmemişse ödeme süresi;
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu
tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş
değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim
alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya
eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya
hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya
sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü
hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden
geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu
tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda;
borçlu tarafından borç ödenmezse,
ihtara gerek kalmaksızın borçlu mütemerrit sayılmakta ve alacaklı faize
hak kazanmaktadır.
Tabi buradaki süreler
sözleşme yapılmamışsa veya yapılan sözleşmede ödeme günü veya süresi
belirtilmemişse geçerlidir. Sözleşmede ödeme süresi belirtilmişse, bu süre faturanın veya eş değer ödeme talebinin veya
mal veya hizmetin alındığı veya mal veya hizmetin gözden geçirme ve kabul
usulünün tamamlandığı tarihten itibaren en fazla altmış gün olabilir. Şu kadar
ki, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla ve açıkça
anlaşmak suretiyle taraflar daha uzun bir süre öngörebilirler.
Mal
veya hizmet bedelinin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü durumlarda, yukarıda ödeme sürelerini düzenleyen hükümleri birinci
taksit bakımından uygulanır. Her bir taksit tutarının ödenmeyen kısmı sözleşmede
öngörülen faiz oranına veya sözleşmede öngörülen faiz oranı TCMB’ce öngörülen faiz oranından düşükçe TCMB’ce her
yıl başında belirlenecek oranda gecikme faizine tabidir.
Ancak her halükarda, alacaklının küçük yahut orta ölçekli işletme
(KOBİ) veya tarımsal ya da hayvansal üretici olduğu veya borçlunun büyük
ölçekli işletme sıfatını taşıdığı hâllerde, ödeme süresi, altmış günü aşamaz. Alacaklının küçük veya orta ölçekli işletme
veya tarımsal veya hayvansal üretici olup borçlunun büyük ölçekli işletme
olduğu hâllerde taksitle ödemeyi öngören sözleşme hükümleri de geçersizdir.
Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet
tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan
tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, (gecikmeden sorumlu
tutulamayacağı hâller hariç) sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya
belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde
düşecektir. Bu durumda alacaklı da faize hak kazanacaktır.
Faiz oranı, alacaklıya
yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği
veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve
alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca her yıl ocak ayında ilan edilecektir.
3. Sonuç
Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenleyen Türk Ticaret Kanununun 1530. Maddesi, her ne kadar tüm ticari işletmeler için düzenlemeler içeriyorsa da, en büyük etkiyi KOBİ’ler üzerinde yaratacağı açıktır. Bu etki sayesinde, KOBİ’lerin de faaliyette bulunabileceği bir ekonomik ortam yaratılarak KOBİ’lerin Rekabet edebilirliği artırılacaktır.
Kaynaklar :
1.
Türk Ticaret Kanunu
2.
Ab Müktesebatı
3.
130 Soruda Türk Ticaret Kanunu, İstanbul SMMM Odası
4.
TUİK, www.tuik.org.tr
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder