Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenleyen Türk Ticaret Kanununun 1530. Maddesi, her ne kadar tüm ticari işletmeler için düzenlemeler içeriyorsa da, en büyük etkiyi KOBİ’ler üzerinde yaratacağı açıktır. Bu etki sayesinde, KOBİ’lerin de faaliyette bulunabileceği bir ekonomik ortam yaratılarak KOBİ’lerin Rekabet edebilirliği artırılacaktır.
SMMM Murat Osman BİNİCİ
11 Nisan 2012 Çarşamba
Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenleyen Türk Ticaret Kanununun 1530. Maddesi, her ne kadar tüm ticari işletmeler için düzenlemeler içeriyorsa da, en büyük etkiyi KOBİ’ler üzerinde yaratacağı açıktır. Bu etki sayesinde, KOBİ’lerin de faaliyette bulunabileceği bir ekonomik ortam yaratılarak KOBİ’lerin Rekabet edebilirliği artırılacaktır.
18 Ekim 2010 Pazartesi
VERGİ KANUNLARINA GÖRE BİNEK ARAÇ, TİCARİ ARAÇ AYRIMI VE KDV, AMORTİSMAN UYGULAMALARI
VERGİ KANUNLARINA GÖRE
BİNEK ARAÇ, TİCARİ ARAÇ AYRIMI VE KDV, AMORTİSMAN UYGULAMALARI
1.GİRİŞ
Mükellefler ticari hayatta, faaliyetlerini sürdürürken bazı taşıtlara ihtiyaç duyarlar. Mükellefler bu taşıtları alırken ihtiyaçlarını öncelik tutmak suretiyle vergi kanunların kendilerine tanıdığı haklardan da maksimum ölçüde yararlanmak isterler. Mükelleflerin yararlanabileceği vergi indirimleri aracın binek araç veya ticari araç olma durumuna göre farklılık göstermektedir. Özellikle ülkemizde son yıllarda kullanılmakta olan ve hafif ticari araç olarak anılan Doblo, Kango vb. araçların ticari araçmı yoksa binek araçmı olduğu durumu tartışmalıdır. Yazımızda bu hususa değineceğiz.
2. VERGİKANUNLARDA BİNEK ARAÇ TİCARİ ARAÇ AYRIMI
Vergi Kanunlarımızda binek aracın tam olarak tanımı yapılmadığı gibi hafif ticari araçların da tanımı yapılmamıştır. Bu araçların tanımı yapılmadığı halde ayrıma tabi tutulmuşlardır. Kanunlarımızda bu hususa atıf yapan ilgili maddeleri de incelediğimizde binek otomobil ve hafif ticari aracın tanımı ile ilgili görüş birliği yoktur. Olaya Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Karayolları Trafik Kanunu açısından baktığımızda Binek otomobil yapısı itibarıyla, sürücüsü dahil en çok sekiz oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu araçlardır şeklinde tanımlanmıştır. Hafif Ticari Araç olarak sınıflandırılan Kamyonetlerin tanımında ise İzin verilebilen azami yüklü ağırlığı 3,5 tonu geçmeyen ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu araçtır şeklinde tanımlanmıştır. Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Karayolları Trafik Kanununa göre Dablo, Kango vb. hafif ticari araçlar Vergi Kanunlarının uygulaması bakımından ticari araç sınıfına girmektedir.
Ancak Gümrük Müsteşarlığının 27/07/2005 tarih ve 25888 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 8 seri nolu Gümrük Genel Tebliğinde (Tarife Sınırlandırma Kararları) 87.03 G.T.İ.P numarasında yer alan eşyaların tanımlanması yapılmıştır. Buna göre daha önce hafif ticari araçlar sınıfında değerlendirilen Doblo, Connect, Kango vb. araçlardan,
- Şoför ve ön yolcu bölümündeki araç içi konfor özellikleri ve iç döşemeleri araç iç kısmının her tarafından aynı olan,
- Arka kısımda emniyet kemeri montajı için sabit tertibat bulunan,
- Şoför ve ön yolcu bölümü ile yük ve insan taşınan arka bölüm arasında bir bariyer veya panel bulunmayanlar,
“binek otomobili” sınıfına dahil edilmiştir.
Maliye Bakanlığı, Gümrük müsteşarlığının aldığı bu karara göre hareket etmektedir. Nitekim Fiat Doblo araç alımında ödenen KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ile ilgili olarak İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 17.07.2008 tarih ve KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.30.6288 sayılı özelgesinde “Katma Değer Vergisi Kanununun 30/b maddesinde faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, 2008 model Fiat Doblo 1,3 Combi yandan camlı çift sıra koltuklu kamyonet 87.03 G.T.İ.P numarasında yer alan binek otomobil niteliğine haiz olduğundan alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.” Denilmektedir. (Bknz. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 17.07.2008 tarih ve KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.30.6288 sayılı özelgesi)
Yine aynı özelgede hafif ticari aracın binek otomobil sayılmasından dolayı (bu otomobilin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar kist amortisman ayrılması, amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değerin, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilmesi gerekmektedir.) kıst amortismana tabi tutulması gerektiği anlatılmaktadır.
3. Binek ve Ticari Oto Alımlarında KDV ve Amortisman Uygulamaları
3.1. KDV Uygulamaları
Bilindiği üzere KDV kanunun 29. maddesine göre Ticari Araç alımlarında ödenen KDV’nin indirilmesi mümkündür.
Diğer tarafan mükelleflerin işletmeye aldığı Binek Otmobillerin alımında ödediği KDV’nin, Katma Değer Vergisi Kanununun 30/b maddesinde faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan vergiden indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ancak İndirilemeyecek Katma Değer Vergisinin 23 Seri No.lu KDV Genel Tebliği'nin (I) bölümünde (1) mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alımı nedeniyle ödedikleri ve Kanun gereği indirimi mümkün olmayan KDV'nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceği açıklanmıştır.
3.2. Amortisman Uygulamaları
Vergi Usul Kanununa göre Hafif Ticari araç alımlarında aracın maliyet değeri ve bu değerin VUK hükümlerine göre yok edilmesi amortismanın mevzunu teşkil eder. Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar. Olayı bir örnekle açıklarsak;
Örnek: İşletme 21.10.2010 tarihinde 20.000 TL değerinde bir Hafif ticari araç almıştır. %18 KDV hariçtir. Hafif ticari aracın ekonomik ömrü 4 yıldır. Amortisman hesaplamasını ve muhasebe kaydını yapınız?
------------------------------------------21.10.2010----------------------------------
254 TAŞITLAR 20.000,00-TL
191 İNDİRİLECEK KDV 3.600,00-TL
320 SATICILAR 23.600,00-TL
Hafif Ticari Araç Alınması
-------------------------------------------------------------------------------------------
Amortisman oranı: 1 / Ekonomik Ömür
1 / 4 = 0,25 yani % 25 dir. 20.000 x % 25 = 5.000 TL yıllık amortisman tutarı,
----------------------------------------31.12.2010-----------------------------------
760 PAZ.SAT.VE.DAĞ.GİD. 5.000,00-TL
257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR 5.0000,00-TL
2010 Yılı Amortisman Ayrılması
-------------------------------------------------------------------------------------------
Amortisman Tablosu:
| Yıllar | Yıllık Amortisman Tutarı | Birikmiş Amortisman | Kalan Tutar |
| 2010 | 5.000 | 5.000 | 15.000 |
Mükelleflerin işletmeye aldığı Binek Otomobillerin alımında amortismanın mevzu ile ilgili bir değişiklik olmamaktadır. Yine aracın maliyet değeri (Kanun gereği indirimi mümkün olmayan KDV'nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet olarak dikkate alabilir. Mükellef bu ödediği KDV’yi maliyet olarak dikkate alırsa aracın maliyet değerine bu tutar eklenmelidir.) amortismanın mevzunu oluşturmaktadır. Ancak, Vergi Usul Kanununun 320 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir. ”denilmektedir. Bu maddeye göre işletmlerine binek otomobil alanlar. Aldıkları yılı tam olarak kabul edemezler. Olayı bir örnekle açıklarsak;
Örnek: İşletme 21.10.2010 tarihinde 20.000 TL değerinde bir Hafif ticari araç almıştır. %18 KDV hariçtir. Hafif ticari aracın ekonomik ömrü 5 yıldır. Amortisman hesaplamasını ve muhasebe kaydını yapınız?
------------------------------------------21.10.2010----------------------------------
254 TAŞITLAR 20.000,00-TL
254 TAŞITLAR 3.600,00-TL
320 SATICILAR 23.600,00-TL
Hafif Ticari Araç Alınması (KDV Maliyet olarak Alınmıştır)
-------------------------------------------------------------------------------------------
Binek Otomobilin Aktife Girdiği İlk Yıl Kıst Amortisman uygulanmalıdır.
Kıst Amortisman = Yıllık Amortisman x Kalan Ay Sayısı / 12. Kıymetin aktife girdiği ay kesri tam sayılacaktır
----------------------------------------31.12.2010-----------------------------------
760 PAZ.SAT.VE.DAĞ.GİD. 786,66-TL
257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR 786,66-TL
2010 Yılı Amortisman Ayrılması
-------------------------------------------------------------------------------------------
Amortisman Tablosu:
| Yıllar | Yıllık Amortisman Tutarı | Birikmiş Amortisman | Kalan Tutar |
| 2010 | 786,66 4.720,00 | 786,66 5.506,66 10.226,66 14.946,66 23.600,00 | 22.813,34 0,00 |
4. SONUÇ
Binek Otomobil ve Hafif Ticari Araçla ilgili Vergi Kanunlarında net bir tanımın yer almaması nedeniyle, uygulamada karışıklık meydana getirmektedir. Bu karışıklık nedeniyle bir kısım mükellefler Doblo, Kango vb. araçları hafif ticari araç olarak kayıtlarına alırken, diğer kısmı ise binek otomobil olarak kayıtlarına almaktadır. Maliye Bakanlığı bu karışıklığı gidermek için özelge yayınlamaktadır. Ancak özelgeler olaya has olduğu için mükelleflerin tümü tarafından duyulmamakta veya uygulanmamaktadır. Bakanlığın bir an önce tereddütleri giderecek şekilde KDV Kanununda düzenleme yapması gerekmektedir.
Murat Osman BİNİCİ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Kaynaklar .
1- KDV Kanunu
2- Vergi Usul Kanunu
3- İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 17.07.2008 tarih ve KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.30.6288 sayılı özelgesi
M Motorlu Taşıtlar ve Karayolları Trafik Kanunu
Gümrük Mevuzatı
15 Ekim 2010 Cuma
İŞ KAZASI, İŞÇİNİN HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ, İŞVERENİN SORUMLULUKLARI
29 Haziran 2009 Pazartesi
BELGESİZ HARCAMALAR GİDER OLARAK YAZILABİLİR Mİ?
1. Giriş
Bilindiği üzere işletmeler faaliyetlerini devam ettirirken bazı harcamalar yaparlar. Bu harcamaların bir kısmı belgesiz harcamalardan meydana gelmektedir. Mükellefler Vergi kanunlarına yeteri kadar nüfuz edemediği için belgesiz harcamalarını Vergi Matrahlarının tespitinde dikkate almamaktadır. Ancak bazı belgesiz harcamalar gider olarak yazılmasına Kanun koyucu Vergi Usul Kanunun 228. Maddesiyle izin vermiştir. Yazımızda bu düzenlemeleri açıklayacağız.
2. Belgesiz Harcamaların Gider Olarak Kaydedilmesi
Kanun Koyucu Vergi Usul Kanunun İspat edici Vesikalar başlıklı 227. Maddesinde bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikini mecbur tutmuştur. Buna Göre, mükellef harcamalarını Fatura, Fiş, Gider Pusulası, Müstahsil Makbuzu vb. vesikalarla kanıtlamak durumundadır.
Ancak Kanun koyucu bazı hususların varlığı halinde mükelleflerin harcamaları için ispat edici vesika aranmayacağını da aynı kanunun 228. Maddesinde açıklamıştır.
Buna göre;
2.1 Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mütat olmıyan müteferrik giderler(bahşiş, yol harcırahı vb) ;
2.2 Vesikasının teminine imkan olmayan giderler (Taksi, dolmuş, otobüs, posta pulu, telefon harcamaları vb);
2.3 Vergi kanunlarına göre götürü olarak tesbit edilen giderler. (İhracatta döviz olarak elde edilen hasılatın %0,5 gibi)
Yukarıda saydığımız belgesiz harcamaların nasıl defter kayıtlarına intikal ettireceği hususu, Maliye Bakanlığı’nın 30.06.1992 tarih ve 224444-228-24/53986 Sayılı Özelgesi’nde yapılan açıklama ile giderilmiştir.
Özelge ile yapılan açıklamaya göre; fatura ve benzeri belgelere bağlanamayan giderler;
- Faaliyetlerle ilgili olması,- İşin genişliğine ve niteliğine uygun bulunması,- Şehir içi ulaşımı (otobüs veya dolmuş) göstermek üzere hazırlanan bir liste düzenlenmesi,- Postaya verilen evrakın niteliğini gösteren bir bordro hazırlanması,- Vergi mükellefi veya yetkilileri tarafından imzalanması veya firma kaşesi basılması
halinde, gerçek miktarları üzerinden kayıtlara gider olarak kaydedilebilecektir.
3. Belgesiz Harcamalar ve KDV
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre, Mal ve hizmet alımları nedeniyle ödenen KDV’nin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanunî defterlere kaydedilmesi şartı bulunmaktadır. Buna göre mal ve hizmet alımları sırasında ödenen KDV, Vergi Usul Kanununda belirtilen (Fatura, Fiş, Gider pusulası vb) belgelerden biri olsaydı ve bu belgeler defter kayıtlarına intikal ettirilseydi indirim konusu yapılabilecekti.
Ancak belgesiz harcamalarda KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılmaması uygulamada duraksamalara yol açmıştır. Bu duraksamaları Maliye Bakanlığı verdiği özelgelerle gidermeye çalışmıştır. Bakanlık posta masrafları ile ilgili olarak verdiği özelge de (22.07.1996 tarih ve 0.55-5520-234/33611 Sayılı) “Posta masrafları nedeniyle düzenlenen bordroda yer alan bedel içerisindeki KDV’nin iç yüzde oranıyla ayrılarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.” şeklinde idari görüş bildirmiş bulunmaktadır.
Bakanlık şehir içi ulaşım için verdiği başka bir özelgede ise (14.07.2004 tarih ve B 07.4.DEF.0.06.11/GVK-11068-33) “Şehir içi ulaşımı için belediye ve özel halk otobüslerine ödenen bedellere ilişkin fatura ve benzeri herhangi bir tevsik edici belge bulunmadığından yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılması söz konusu olamaz” şeklinde görüş bildirmiştir. Bakanlık bu görüşünü Katma Değer Vergisi Kanunun 53. Maddesine (Bu Kanunda geçen fatura ve benzeri vesikalar tabiri Vergi Usul Kanununda düzenlenen vesikaları ifade eder.) dayandırmıştır. Ancak bakanlık bu özelgesinde indirim konusu yapılamayan KDV’nin gider olarak yazılabileceğini de (Faaliyetiniz ile ilgili olması kaydıyla şehir içi ulaşımı için belediye ve özel halk otobüslerine ödediğiniz bedellerin KDV dahil tutarlarını Gelir Vergisi Kanunu'nun 68'inci maddesinin 1'inci bendine göre serbest meslek kazancınızın tespitinde gider olarak indirebileceğiniz tabiidir.) bildirmiştir.
Bakanlığın verdiği özelgeler incelendiğinde belgesiz harcamalardan bazıları için KDV indirimi söz konusu olabilmekte (Posta Harcamaları) iken bazıları içinse KDV indirimi söz konusu (şehir için ulaşım bedelleri) olmamaktadır. Buna göre İşletmelerin faaliyetleriyle ilgili olan ve işin genişliği ve niteliğine uygun bulunan posta harcamaları nedeniyle düzenlenen listelerde (listeler mükellef veya yetkilileri tarafından imzalanması şartıyla) yer alan bedel içerisinden iç yüzde yöntemi uygulanarak bulunan KDV’nin indirimi mümkün bulunmaktadır.
Diğer tarafdan bahşiş, yol harcırahı, şehir içi ulaşım bedelleri vb. belgesiz harcamalara ilişkin olarak KDV İndirimi mümkün bulunmamaktadır.
4. Sonuç
Yukarıda da açıkladığımız üzere, Kanun koyucu mükelleflerin ticari hayatta karşılaşabileceği belgesiz harcamaları da dikkate alarak mükellef lehine bir takım düzenlemeler yapmıştır. Bu düzenlemelere göre belgesiz giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması halinde bu harcamaların gider olarak kayıtlara alınmasına ve bazı hallerde (Posta Harcamaları) KDV’nin indirim konusu yapılmasına izin vermiştir.
Diğer tarafdan bakanlık, bazı belgesiz harcamalarla ilgili olan KDV’nin (şehir içi Ulaşım, Bahşiş, Yol Harcırahı) indirim konusu yapılmasına izin vermemiştir. Ancak indirim konusu yapılamayan KDV’nin de gider olarak kayıtlara alınmasında bir sakınca bulunmamaktadır.
Murat Osman BİNİCİ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Kaynaklar.
1- Vergi Usul Kanunu
2- Katma Değer Vergisi Kanunu
3- Maliye Bakanlığı Özelgeleri.